oldu mu simdi

çok aşığın var diyorlar,
yalan de yeter bana.
bir sevda sözü fısılda,
hazırım inanmaya.
gönül hırsızı diyorlar,
inkar et yeter bana.
gözlerindeki cevaba,
korkuyorum bakmaya.
geceler uzun ve yalnız,
yoksun sabaha kadar.
düşümde bile günahkarsın,
bunu kim hayra yorar.
ardımdan deli diyorlar,
belki de yalan değil.
yanımda bile uzaksın,
nasıl dayansın gönül.
çok ahlar aldı diyorlar,
inkar et yeter bana.
gözlerindeki cevaba,
korkuyorum bakmaya.

çok aşığın var diyorlar...
çok aşığın var diyorlar , hem de çok, bir ben eksikmişim. sayısını bile bilemediğinden, sadece çok kelimesi yetiyormuş. aşkının ölçüsü olmadığı gibi aşıklarının da sayısı belli değil. yine de bilirim ki o kadar çokluğun içinde bana ayıracak bir gülümsemen bile yoktur. payıma o bile düşmezmiş. yalan de, aslında sevmedim onları de, ben bir tek seni sevdim de, oyalandım onlarla de, inan ki bu yeter bana, inanmayacak olsam da, inanmayacak olsan da, bu bana yeter. sanki hiç mi yalan söylemedin yüzüme bakarak, yaşadıklarımız birbirimizi kandırmacadan başka nedir? bir yalanın günahını çekmek sana koymaz, sırtımızda taşıdığımız o ahlaksız günahların yanında.



bir sevda sözü fısılda , usulca yaklaş yüzüme, ellerinle kapatarak kulağımı, sadece senin ve benim duyabileceğim kadar, yazın denizden esen meltemin çağrısı kadar gönlümü okşayan yumuşaklıkta, kalkmaya hazırlanan bir geminin siren sesi kadar heyecan uyandıran, okumayı sökmeye çalışan öğrencinin yaptığı gibi tane tane ve anlaşılır, ılgıt ılgıt esen yellerin alıp götüremeyeceği kadar ketum bir sevda sözü fısılda kulaklarıma. haydi durma, neden bu nazın, korkma hazırım inanmaya söyleyeceğin her şeye. nelere inanmadım ki... bir sahte sevgiyi bile esirgeme, mecburum inanmaya, bak bana itiraz edecek halim mi var hiç?

gönül hırsızı diyorlar , suçluyorlar, iftira ediyorlar. sen hiç bir zaman, hiç bir şey çalmadın ki. ne gönlümü çaldın, ne de sana adanan boşa geçecek zamanımı, ne de benden bir parça. hırsız olamazsın, sen doyumsuz değilsin, hele gönülden yana asla. şimdi, yoksa başkalarından mı medet umuyorsun? böylesine isterik tavırlarının ardında yatan, elde etme ve yok etme hırsı mı? sen böyle değildin inkar et , yalan de, ben gönlünün hırsızıyım sadece de, gönlümde senin sevdandan başka sevdalara yer yok de, bu yeter bana , söyle... yoksa ben mi yanılıyorum, gerçekten mi sevdin onları beni bile bu kadar sevmemişken, bana bile bu kadar katlanmamışken...

gözlerindeki cevaba , dudaklarındaki kıpırdamaya, ellerindeki titremeye, nefes alışverişindeki hızlanmaya hazırım. hazırım kırılıp dökülmeye, yanıp yok olmaya. ama korkuyorum bakmaya, anlık bile olsa da. başımı kaldırıp seninle göz göze gelmeye, tüm metanetimi kaybedip ağlamaya ve sana sarılmaya korkuyorum. bilirim gözlerine bakınca, inanırım, sanki bir ışık çakar ve nutkum tutulur o an, ne dersen de farketmez, düşünemem, inanırım, kanarım. yok, bu kez bakmayacağım, rahat ol sarılmayacağım da ama ne olur cevabını söyle ve git.. senin kadar dayanıklı olamayacağım için git..

geceler uzun ve yalnız , sensiz, çaresiz. zaten kaç gece yanınmda kaldın ki. kaç gece ruhumu okşayıp güzel sözler söyledin ki. kaç gece kadehime ortak olup içime soğukluk estiren bir buz parçası oldun ki. bir kaç yorgun ve uykusuz günlerinde eşlik ettin ama hemen güneşle birlikte uykuya daldın ve sabah erkenden çekip gittin. ben ise yanında yalnızdım, yanı başımda olmana rağmen çoğu gece.. aslında yoksun sabaha kadar, tek başıma ama yanıbaşındayım. paylaşmadan geçen geceler...

düşümde bile günahkarsın, günahına ortağım. ben sana rüyalarımda bile alet oluyorum. çıldırtan düşlerimden bile atamıyorum. sen hep beni ateşe yapmaya yemin mi ettin. kaç kere tövbemi bozdun düşlerimde, kaç kere yemin ettim bu gecemi ve düşümü paylaşmayacağım diye, kaç kere uyandım tam ortasında günahın, kaç sevap işledim ödeşmek için... ama bunu kim hayra yorar, hangi tabirin affına sığdırabilirim. cehennem ortakları bile olacağız böyle giderse. sevdadan yandığım yetmiyormuş gibi, bir de orada yanacağım, sırf senin yüzünden, her zaman ki gibi..

ardımdan deli diyorlar, beni bilenler, duyanlar ve görenler. bilmem ne haldeyim ki bana yakıştırıyorlar. bak şimdi sen, bunu da bana yakıştırmazsın. bunu bile bana lütuf sayarsın. övülmekten geçtim, yermeye bile katlanamazsın beni. doğru ya senin için deli olmam bile bir hırs sebebi. kim bilir belki de, kırmamdan korkarsın sarıp çevrelediğin zincirlerimi. öyle ya deli kuvveti gelir de kollarıma ve dilime, sana zarar veririm. belki de yalan değil ha, ne dersin. belki de hakikaten deliyimdir, zır deliyimdir. aşkından ferhat olamadım, mecnun olamadım ama kaderde deli olmak varmış. delirmek de varmış...
yanımda bile uzaksın, bari git de alışıyayım sahici kimsesizliklere, alışağım güneşsiz günlerin karanlığına, akşamına, ıssızlığına. ve dinleneyim, yorgunum karşında emrine hazır beklemekten. ama zor, bilirim bana çok zor bu. nasıl dayansın gönül buna? bu acınası halime. laf kâr etmez etmez, kesmez gönlümü, sen de bilirsin bir sana dayanamaz.
çok ahlar aldı diyorlar, inkar et, yeter bana
gözlerindeki cevaba, korkuyorum bakmaya
evet, korkuyorum sana son kez bile olsa bakmaya...

oldu mu simdi

+severek sevilmeye çalışanlardansan eğer oku yoksa es geç sallama yani.darala sevk eder, pert yapar kaşınma uzak dur.

kimseye nasip olmayan besiktaslilik

tek renksiz takım,gururluyuz,onurluyuz,övünüyoruz.

avrupa daki pkk operasyonlari

kerkük olayının üstünün örtülmesinin hala devam ettirilmesi maksatlı bi olay olup konuyu bazı mercilere iş yapıyormuş imajının verilmesi.

hataliysam lutfen arayin

eğer bu yazıyı okuyabiliyosan o araca çok yakın oldugunun göstergesidir.

18 yasinda olmamak

18 till ı die o zaman,hayde forever young modundaki junıor birey.

sipsevdi

içinde "sev" geçen herşeye atlayan organizma.

dj in msn seslerini duymak

belki programlanmamıştır kendileri,"ben" dediğim şey nerde başlıyo,nerde bitiyor yoksa bütün ayrımlar bir illüzyon mu?

turkiye de dogan kizilderili isimleri

memleketimde bol bulunan konuşan meşe ama temayı arayana rastlanılmadı daha.

zeki cevik ve ahlakli olmak

googleda birinin kaybedip bulamadığı meziyetler.

senin paran burada gecmez

hatunsal-havasal-tamtıkırlık arasındaki etkileşimden karlı çıkmak.

eflatun sokak

hala kartpostal satan hisli arkadaşların bulunduğu ismi gibi efladan bozma eflatun olan sokak

ozurlu musun

evet olabilir mümkündür kısmetdir tercih dışıda olsa fizyolojik olarak;içsel olarak arada tercih içidir,bu arada radyo hala performansını sürdürüyo bir kez daha takdir efem.

gay

zamanında adına kutu bar dedikleri yerde çılgınlar gibi eğlenen insan türü.

laf sokmasi

bazı bünyelerin otomatik sokma mekanizmasına sahip oldugu kelime sürüsü

24 subat 2007 dorian gabriel konseri

konuyla alakalı değil gibi görünsede bi yerinden müzik gibi bişeyle bağdaşmasından dolayı söylediğim bi laf işde radyodaki akış güzel ver coşkuyu

ankara ankara guzel ankara seni gormek ister her bahti kara zirvesi

gaitasal bi hissiyatla bağlandıgım içinde eleşedikçe kokusu çıkan kısaca benim için pert bi coğrafik birim

baytar

beşeri hekimlik baytar okyanusunda bi iç denizdir sözünde bahsi geçen meslek